Gazze’de yaşanan zulmün yıldönümü olan 7 Ekim 2024 tarihinde, Karasu’da 19 haftadır sürdürülen sessiz yürüyüşün 20.si yapıldı.
Cihannüma Derneği Karasu Temsilcisi Kenan GÜRGÜN tarafından yürüyüş sonunda yapılan açıklamada, katkı veren tüm kuruluşlara ve Karasu halkına teşekkür edildi. (Kenan GÜRGÜN’ün konuşması haberimizin sonundadır.)
Bundan sonraki haftalarda, farklı etkinliklerle, Gazze duyarlılığının devam ettirileceği ifade edildi. Eylemin yürüyüş kısmı Emekli İmam – Hatip Amil GÜNDÜZ‘ün duasıyla sonuçlandı.



Programın sonunda, katılımcılar, “Bir Sabah Gelecek Kardan Aydınlık…” ezgisini birlikte söylediler.
HAYIR ÇARŞISI İLGİ GÖRDÜ
7 Ekim 2024 pazartesi günü, Karasu Halk Pazarı yanında, Pazaryeri Şehitler Camii önünde Filistin yararına düzenlenen “Hayır Çarşısı” Karasu halkından yoğun ilgi gördü.
Gözleme, mantı, baklava, tatlı çeşitleri, dolma / sarma, turşu gibi yiyeceklerin yanı sıra, diğer ihtiyaç malzemelerinin Gazze yararına satışa sunulduğu Hayır Çarşısı’nda yaklaşık 150 bin TL‘lik satış gerçekleştirildi.
Elde edilen gelirin tamamı, Gazze’ye ulaştırılmak üzere, hayır kurumlarına gönderildi.
Ayrıca, çocuklar için Kudüs Atölyesi adlı resim – boyama – sanat faaliyeti icra edildi..
CİHANNÜMA KARASU TEMSİLCİSİ Kenan GÜRGÜN’ün yürüyüş sonrası yaptığı konuşma:
Filistin’in Gazze şeridinde büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. İşgalci siyonistler işledikleri korkunç katliam ve zulümleri yalan ve iftiralarla aklamanın derdindeler. İnsanlık, bir tarafta yaşanan vahşete kayıtsız kalanlar diğer tarafta vicdanlarının çığlığına kulak verip zalime karşı ellerinden geleni yapanlar arasında ikiye bölünmüş vaziyette büyük bir sınavdan geçiyor
İsrail’e destek verdiğini açıklayan her kim olursa olsun yaşanan vahşetin ortağıdır Bizler yardım ve dualarımızla Gazze’nin yanındayız. Bu süreçte herkesi elinden geleni yapmaya davet ediyor, özellikle İsrail’in vahşetine destek veren marka, ürün ve hizmetleri kullanmamalarını hatırlatıyoruz.
Gazze ölmez Filistin ölmez Şehitler ölmez ..Gazze ancak biz susarsak, bu zulme sessiz kalırsak ölür. Fakat tüm insanlık bilsin ki biz bu zulüm karşısında susmayacağız, mücadelemize durmadan devam edeceğiz.
İsrail terör örgütü, bundan tam 20 yıl evvel tekerlekli sandalyeye mahkum ama Allah aşkıyla, intifada aşkıyla dolu yüreği hiçbir engel tanımayan Hamas’ın kurucularından Şeyh Ahmed Yasin‘i ve yanındaki onlarca sivili uçaktan attıkları füze ile hunharca şehit etti,
Geçen aylarda Üç oğlunun ve dört torununun şehadet haberini aldığında “çocuklarımın kanı Gazze’deki şehitlerden kıymetli değil” diyerek davasını çelik bir iradeye, acısını sabra dönüştüren, Hayatı boyunca Filistin davasına adanmışlığı ve mücadelesiyle tanınan Filistin direnişinin sembolü, Hamas Siyasi Büro Şefi ve Eski Filistin Başbakanı İsmail Haniye Siyonist İsrail’in gerçekleştirdiği saldırı sonucu şehit edildi
Ayşenur Ezgi Eygi kızımız. Batı Şeria’da bu terör örgütünün militanlarınca şehit edildi.
Sözüm ona insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler. medeni dedikleri Avrupa (bize göre ise Akif’in tabiriyle “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” olan Avrupa) hiç ses çıkardı mı. Zalime dur! dedi mi, hatta kınayacak bir cümle kurabildi mi: hayır.
50 bin mazlumun kanı, 100 bin gazinin acısı dünyanın merhametine, insanlığın uyanışına zalimlerin mahvına vesile olmuyorsa yazıklar olsun! Bu zulmü gerçekleştiren İsrail ve Amerika, sizlere de lanet olsun, dünyada utanç olan varlığınız kahrolsun! Zalime meyleden kalbiniz, katili parlamentolarınızda defalarca alkışlayan elleriniz kurusun! Zulüm üzere kurulmuş devletleriniz mahvolsun!..
İsrail gerçekleştirdiği tüm insanlık suçlarından dolayı hesap vermelidir.
Yaşanan katliamlara kayıtsız kalan, insani yardım koridorunu dahi açmayan uluslararası kuruluşları şiddetle kınıyor ve acilen görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
İsrail terör örgütü Filistinli, Gazzeli çocuklara karşı bir savaş ilan etti. Ve her 10 dakikada bir çocuk öldürüyor. Çadırları okulları hastaneleri bombalıyor. İşin acı tarafı ise Artık dünya bunları sıradanlaştırmış görünüyor.
Geçen haftalarda demiştik ki. İsrail terör örgütü Lübnan’ı işgal edecek. Karşı çıkan olur mu acaba diye de Amerikan uçak gemileri Akdenize çoktan geldi bile. İsrail Gazze’de yaptığını Lübnan’da da yaptığında birleşmiş milletler İsrail durdurmak için bir adım atacak mı. Diye düşüncemizi dillendirmiştik. O noktaya geldik. Lübnan işgal ediliyor. Lübnanlılar topraklarını terk ederek mülteci durumuna düşüyor. Uluslararası kuruluşlardan ses var mı. Yokk.
Peki kardeşlerim Lübnan’dan sonra sıra nerde dersiniz. Suriye. Zaten ABD ve İsrail binlerce tır dolusu silah ve mühimmatı Suriye’de besledikleri pkk lı teröristlerine vererek Suriye’deki işlerini kolaylaştırdılar. Suriye yönetiminin İsrail ve Amerika’yı durdurabilmesi mümkün mü. Elbette hayır.
Kardeşlerim tekrar tekrar hatırlatmak isterim ki. Irkını din edinmiş bu sapkın siyonistlerin bir hedefi var. Bunlar 1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde 1.siyonist kongresi düzenlendi. Bu kongrede Filistin bölgesinde 50 yıl içinde bir Yahudi devleti kurulması- Yahudi devletinin kuruluşundan 100 yıl sonrasına da arz-ı mev’ud sınırlarına ulaşılması hedefi konuldu. 1897-1948 – 51 yıl .. yani sadece 1 yıl sapmayla İsrail devleti kuruldu. 1897.de bu karar alındığında orası Osmanlı toprağıydı. Henüz bir savaş da yoktu. Ne olduysa bu karardan sonra, 51 yıl içinde orada bir devlet kuracak duruma getirdiler. Şimdi 2. hedefleri 1948 – 2048. yılına kadar arz-ı mev’ud sınırlarına genişlemek.
Arz-ı mev’ud dediği sınırlar benim doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerimin büyük kısmını içine alan, Suriye, Irak, Ürdün’ü kapsayan geniş bir bölge.
Bizim bu Siyonistlerle, bunlar böyle fütursuzca eylemlerini sürdürdükçe 5-10 yıl içinde Hatay – Kilis- Gaziantep sınırında karşı karşıya gelmemiz kimseyi şaşırtmasın. O yüzden diyoruz ki: Türkiye’nin sınırlarını savunmak için kuracağı hat, El-Bab’tan, Cerablus’tan, Afrin’den değil, taa Gazze’den başlar.
Buradan İslam İşbirliği Teşkilatı’na ve 54 islam ülkesine sesleniyoruz. Birleşmiş Milletler, Nato veya mevcut düzendeki başka oluşumların, mazlum coğrafyalardaki acıları dindirmek adaleti sağlamak için bir adım atmasının mümkün olmadığı çok net görüldü. Adeta katilin caninin teröristin hunharca katlettiği çocukları kadınlar sivilleri masumları hiç görmeyip bu katillerin gözüne bir toz kaçsa dünyayı ayağa kaldırma derdindeler.
İslam işbirliği teşkilatı çatısı altındaki 54 islam ülkesi, tarih size bu acıları dindirme sorumluluğunu yüklüyor. Acilen ortak bir askeri oluşum içine girilmeli ortak ordu kurulmalı. Mazlum coğrafyalara birleşmiş milletlerin ne diyeceğine bakmadan barış gücü konuşlandırmalıdır.
Rabbim bizlere Ayasofya’yı Kebir Camii Şerifi’nin ibadete açılışını Karabağ’ın fethini görmeyi nasip eylediği gibi, işgal altındaki ümmetin topraklarını, Kudüs’ümüzü, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’mızın fethini nasip eylesin!..
Cumhurbaşkanımız geçen hafta Birleşmiş Milletler toplantısına katılmak için ABD’ye giderken havaalanında “İsrail devlet gibi değil terör örgütü gibi davranıyor” diye açıklama yaptı.
O halde biz de buradan Meclisimize sesleniyoruz. Gazze’deki binlerce çocuğumuzun ve Ayşenur kızımızın katili olan bu yapının devlet olma vasfı kalmamıştır.
1-1949 da günün şartları gereği İsrail’i devlet olarak tanıdığımız kararın iptal edilmesi.
2-Dünyanın her yerinde terörü ve terörizmi övmek suçtur. Dünyadaki en büyük terör örgütü siyonizmdir. Eli kanlı teröristler de siyonislerdir. Siyonizmi övmeyi suç sayan yasa çıkaralım.
3-Çifte vatandaşlarla ilgili temmuz başında meclise sunulan yasa tasarısının derhal görüşülüp onaylanmasını ve Gazze’de çocukları katleden bu katillerin tutuklanıp Türk mahkemelerinde yargılanmasını bekliyoruz.
4-Başkenti doğu Kudüs değil, doğusuyla batısıyla başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti.
Uzun vadede yapılması gereken çok şey olmakla birlikte şu an elimizden ne gelir dersek …
.Boykot boykot boykot. İsrailli firmaların veya dünyada İsraili destekleyen firmaların mallarını alıp evimize sokmayalım. Onlara gidecek her bir kuruşun bugün Gazzeli çocuklara sıkılan bir mermiye, yarın Hatay Antep Urfa sınırımıza dayandıklarında bize sıkacakları bir kurşun olacağını bilinciyle hareket edelim.
Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirelim.
Bir şişe sudan bir kutu şampuandan, bir tüp diş macunundan veya 3-5 kilo deterjandan ne olacak demeyelim. Bunun hesabını mahşerde Gazzeli çocuklarla karşılaştığımızda, ne onlara ne de Allah’a veremeyiz. Bu konuda titiz olduğunuzu biliyorum, ancak yetmez, hısım akraba eş dost konu komşu etrafımızda kim varsa onlara da boykot konusunda hatırlatmalarda bulunup bilinçlendirmeliyiz.
Ayrıca özelde Karasulu ve Sakaryalı iş insanlarına genelde de ülkemizdeki iş insanlarına sesleniyoruz. Diyoruz ki artık markete girdiğimizde elimize telefonu alıp bu boykot mu değil mi bakmak istemiyoruz. Sizden talebimiz Karasumuza Sakaryamıza ve ülkemizin her ilçesine en az bir tane boykot listesinde olan ürünlerin girmediği market şubeleri açınız. İnanın müşteriniz ve kazancınız diğer marketlerden az olmayacaktır. Bu millet boykota önem veriyor.
![]()
Share this content:










